Kadriye Arslan KIRDÖK

Yazar, gazeteci, eğitmen, edebiyat ve eğitim ile ilgili çalışmalarıyla tanıdığımız, renkli kişiliği ve sosyal yaşantısıyla çevresinde takdir toplayan Sevgili Kadriye Arslan KIRDÖK, bu ayki yazar konuğumuz oldu.

 

 

Öncelikle kendisini kısaca tanıyalım.

Kahramanmaraş’ta doğdu. Babasının öğretmen olması nedeniyle ilk ve orta öğrenimini çeşitli illerde bitirdi. Yine babasının tayin yeri olan Pazarcık’ta liseyi bitirdikten sonra Çukurova Üniversitesi Hatay Eğitim Yüksekokulu’nu kazandı. Eğitim Fakültesinden sonra Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilgiler bölümünü de bitirdi. Halen uzman öğretmen olarak MEB de görev yapmaktadır. Ömür boyu eğitime inanan yazar, 2016 yılında Uludağ Üniversitesinden Profesyonel yaşam koçluğu eğitimi aldı. Yazarlığa öykü dalında giriş yapan yazar bu alanda üç birincilik ödülü aldı. (Mavi Çiçekli Nazilli basması öyküsü) 2002-Yeni Ufuk dergisinin hazırladığı Şevket Bulut öğretmenler arası hikâye yazma yarışmasında birincilik ödülü, (Eksik Dilek) 2003-Yeni Ufuk dergisi öğretmenler arası hikâye yazma yarışması birincilik ödülü

(Yeniden başlamak) Eğitim Bir-Sen genel merkezinin düzenlemiş olduğu geleneksel öğretmen anıları yarışmasında birincilik ödülü almıştır. Uzun süre bu tür yarışmalarda jüri üyeliği yapmıştır. Çorak Tarla adlı öyküsü edebiyatçı Ahmet Yüzeroğlu tarafından tiyatrolaştırılıp defalarca sahneye konmuştur. Öyküler yaşanmış olaylardan esinlenerek yazılmıştır. Hikâyelerin tümü Alkış Dergisi, Kahramanmaraş Gazetesi, Madalyalı Şehir, Memleket Gazetesi, MEB Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi, İstiklal Gazetesi, Yeni Ufuk Dergisi gibi yayın organlarında yayınlanmıştır. Bunun yanında çeşitli STK’larda, belediye bünyesinde projelerde ve MEB bünyesinde okullarda kadınların eğitimi ve unutulan değerler üzerine çeşitli seminer ve eğitimler verdi. Kitap Yaprağı Eğitim Gelişim ve Farkındalık Derneği kurucu üyesi ve halen başkanı olarak onlarca köy okuluna kütüphane, okuma salonu kazandırmış, çeşitli kültürel program ve organizasyonların yapılmasında öncülük etmiştir. Halen bu çalışmalarına artarak devam etmektedir. Renkli kişiliği ve cesurca atılımları ile her kesime ve yaş grubuna hitap etmesi onun denizyıldızlarının kahramanı olarak isim yapmasına sebep olmuştur. Halen XL_AYZIT yayınevinde yayın danışmanı ve editör olarak görev yapmakta olan yazar yeni yazarlara da ufuk kazandırmak için elinden geleni yapmaktadır.

Yayında Olan Kitapları

- YENİDEN BAŞLAMAK (ÖYKÜ

- MASAL ŞEHRİNİN KAYIP AŞKLARI (ROMAN)

- ELFİDA (ROMAN)

 

  • Merhaba Kadriye Hanım. İlk kitap çalışmanıza ne zaman başladınız? Ne kadar süre içerisinde yayınlandı? Yayınlanma aşamasında zorluklar yaşadınız mı?

Yıllar içinde birçok öykü yazmıştım. Üç öyküm, biri Türkiye çapında olmak üzere edebiyat yarışmalarında birincilik ödülü almış,  bütün öykülerim birçok dergi ve gazetede yayınlanmıştı. Edebiyat camiasından dostlarım ve okurlarım artık öyküleri bir kitapta okumak istediklerini söylemeye başlayınca hepsini toparlayıp yayınlamayı düşündüm. Böylece ilk öykü kitabım Yeniden Başlamak çıkmış oldu. Yayınlanma aşamasında elbette çok zorluklar çektim. Kitabımı ilk oluşturduğumda Millî Eğitim Bakanlığı Yayınlar Dairesi Başkanlığı’na gönderdim. Her yönden çok beğenildi. Yalnız, kitaptaki Osmanlıca kelimeleri çıkarmamı istediler. 15 yıl öncesinden bahsediyorum, o zamanki komisyon üyelerinin sanırım siyasi takıntıları vardı, kafalarına göre isteklerde bulundular. Bunu kabul edemezdim. Kelimelerin bazılarını değiştirdiğimde bütünlüğün bozulacağını düşünüyordum ve yayınlatmaktan vazgeçtim. Bahsettikleri kelimeler artık dilimize geçmiş günlük hayatta kullandığımız kelimelerdi üstelik. Daha sonra özel bir yayınevinden çıktı kitap. Böylece ilk kitabım yayınlanmış oldu.

  • Kitabınızı çıkarmanızda size etkisi olan/olanlar oldu mu? Ne gibi bir etki oldu?

Dediğim gibi, öykülerim birçok gazete ve dergide yayınlanmıştı, o nedenle bir okur kitlem oluşmuştu ve öykülerimi bir kitapta okumak istiyorlardı. Bu nedenle kitabın yayınlanma fikri hızlandı.

  • Kendinizi yazmak için şartlandırır mısınız? “Günde şu kadar yazmalıyım” gibi; yoksa fikirleriniz geliştikçe mi yazarsınız?

Kendimi yazmak için hiçbir zaman şartlandırmam ama yaşamın içinde gözlemlediğim birçok konuyu yazmalıyım diye kafamda kurgular yaparım, zamanı gelince de yazarım. Günde şu kadar yazacağım diye bir şart koymam kendime, biraz özgür ruhluyum sanırım. Bazen hiç yazmam, bazı günler on saat bilgisayarın başında yazmakla meşgul olabilirim. Kısaca istek ve hazır oluşuma göre bu zaman değişir.

  • Konularınızı nasıl seçiyorsunuz? Beslendiğiniz yerler neler?  Konu seçimi tesadüfi mi oluyor ya da hayatta karşılaştığınız bazı olaylardan mı etkilenip yazıyorsunuz?

Genelde sosyal hayatın içinde yaşanmış olayları ve konuları yazmayı seviyorum. Bunlarla ilgili kurgular yapar yazarım. Romanlarımda ise belli bir dönem ve olayları yazmayı seviyorum galiba. O dönemle ilgili ciddi araştırmalar yapıyorum uzun bir süre ve yazıyorum. Yazdığım eserlerin gerçekçi ve hayatın içinden olması benim açımdan önemli.

  • Yazmaya nasıl başlarsınız? Yazmadan önce herhangi bir ön hazırlık yapıyor musunuz? Yazarken nelere dikkat ediyorsunuz?

Yazacağım eserle ilgili araştırma yapmam gerekiyorsa uzun bir araştırma süreci olur. Yoksa da eserle ilgili kurgu ve yazma işlemimi kafamda bitirmeliyim. Günlerce hayalimde yazarım, düşünürüm. Bazı zamanlarda aniden gelir ve kâğıda döküveririm. Yazmadan önce o eseri aslında kafamda yazarım ve klavye başına oturmadan önce hemen hemen bitmiş olur.

  • Yazmaya başlamadan konuyu kafanızda belirliyor musunuz, yoksa kalemi elinize aldığınızda kendiliğinden mi gelişiyor?

Kafamda belirlediğimde olur, kalemi elime aldığımda kendiliğinden de gelişir. Dediğim gibi yazayım diye kendimi kasmam, yazmak benim hayat tarzım ya da hayatımın bir parçası gibi. Hava su gibi bir ihtiyaç diyebilirim.

  • Yazarken çektiğiniz zorluklar nelerdir?

Yazarken bir zorluk çektiğimi düşünmüyorum.

  • Karakterlerinizi nasıl seçip oluşturuyorsunuz?

Yazmayı belirlediğim konuya uygun kahraman ve özelliklerini ince ince düşünür karakterin kusursuz olması için epey uğraşırım. Yazdığım konuya uygun karakteri yakından tanıyormuşum gibi bir ilişki kurarım, onu yeniden tanır, yeniden huylarını keşfeden bir dış göz gibi merakla ona ekler yaparım. Bu beni mutlu eder. Bir nevi ete kemiğe büründürürüm. Bunun için bazen araştırma da yapmam gerekebilir. Örneğin psikolojik bir rahatsızlığı olan bir kahraman yarattıysam o rahatsızlıkla ilgili hastaların özelliklerini izlerim, araştırırım.

  • Karakter oluşturmak için çok insan tanımak gerekiyor mu? Yazılarınızdaki karakterlere benzer insanlar tanıdınız mı?

Elbette çok insan tanımalı ve toplumun içinde birçok kişilik özelliklerini gözlemlemeliyiz. Sonuçta kahramanımız da sosyal hayatın içinden bir insan örneği. Çünkü afaki şeyler yazmıyoruz. Bir bilim kurgu yazmazsak tatbikî. O zaman kafamızdaki bir hayali kahraman oluşturmak daha kolaydır.

  • Yazarken belirli bir teknik gözetiyor musunuz?

Elbette öykü tekniği ile roman yazamazsınız. Her eserin kendi tekniğine göre yazmanız lazım. Deneme ayrı, şiir ayrı, her birinin ayrı bir kategorisi ve tekniği vardır. Teknik esere profesyonellik katar.

  • Yazılarınızı bir kez daha okurken kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Ben eserlerimi başkası yazmış gibi okur ve kendimi çok acımasız eleştiririm. Biraz mükemmeliyetçiyim galiba bu konuda.

  • Size göre yazmak nasıl bir duygu? Sizi etkileyen konular veya olaylar nelerdir?

Yazmak benim hayat tarzım artık, hatta yeme içme gibi bir ihtiyaç. Yazmazsam bir yanım eksik hissederim.

Beni etkileyen olay ve konular hayatın içindeki insan ve olaylardır. Çokça da kadınların yaşadığı duygusal, sosyal baskılar, mobingler, dışlanmışlıklar, ötekileştirmeler kısaca can acıtan haksızlıklar ve baskılar benim yazma konularımı oluşturuyor diyebilirim.

  • İnsanların çoğu ‘hayatımı yazsam roman olur’ der. Sizce herkes kitap yazabilir mi? Yazmak bir yetenek midir? Yazarlık öğrenilecek bir şey midir? Eğer öyleyse siz nasıl öğrendiniz?

Elbette her insanın hayatı romandır, herkesin yaşantısında hüzünler, sevinçler ve zorluklar vardır. Kısaca herkesin yaşamı kendi özünde roman gibidir, sonuçta bu serüvenli dünyadan geçmek kolay değil. Herkes kitap yazamaz, yazmamalı. Kitap yazmak ciddi bir iş ve sorumluluk ister, donanım ve tecrübeler ister. Kitap yazmak isteyen insanların yazacağı konuda donanımlı olmaları ve bu konuda iyi araştırmalar yapmaları, bir de Türkçeyi güzel kullanma yetisine sahip olmaları gerek.

Yazmak yetenek olduğu gibi öğrenilebilir de. Ancak unutulmayacak eserler bırakmak sanırım ki yetenekli insanlara has bir durum. Ben elbette resim yapmayı öğrenebilir ve yapabilirim lakin bir Pablo Picasso olamam. Bu farklı bir durum. Ben yazmayı nasıl öğrendim sorusuna gelince, ne zaman yazmaya başladım bilmiyorum, kendimi bildim bileli her yaşta bir şeyler yazıyordum. İlkokulda şiirler yazdım, kendi kendime masalımsı hikâyeler yazdım. Doğarken alıp geldiğim bir durum gibi hissediyorum, sanki hep benimleydi yazma duygusu ve eylemi.

  • Yazma ritüelinizden bahseder misiniz? Örneğin hangi ortamda, hangi materyallerle, hangi müzikle, nasıl bir coğrafyada yazmayı tercih ediyorsunuz?
Yazma ortamım benim için önemli. Özellikle sakin, dingin bir ortam olmalı. Doğayı tercih ederim fakat bu modern hayat şartlarında her zaman mümkün olmuyor. Evimde en sakin yeri seçer, masama birkaç kokulu estetik mum yakarım. Mutlaka çiçek olmalı. Yanımda yeşil çayım olmalı. Fonda hoşlandığım hafif bir müzik çalmalı ve ne telefon, ne kapı zili beni rahatsız etmemeli. En çok istediğim şey de imkân olursa bir adada kendimi kapatıp yazmak.
  • Yazmak sizin için hayat boyu sürecek bir serüven mi yoksa yazmayı bırakmayı düşündüğünüz bir zaman var mı?

Daha önce de söylediğim gibi benim hayat tarzım, nefes almakla eş değer yazmak. Belki de bu hayata tepkimin bir çıkış şekli.

  • Yazmayı çok isteyen ama bir türlü o boş kâğıdı eline aldığında yazamayan birine tavsiyeniz ne olurdu?

O an yazmak için zorlamayın kendinizi, ne zaman yazmaya hazır olursanız o zaman yazın. Zorlayarak kelimeler çıkmaz çıksa da tatsız tuzsuz olur. Ruhunuzu katamazsınız.

  • Kendimizi geliştirmek için bize önerebileceğiniz yöntemler var mı?

Çok fazla kitap okumak. Kendini her konuda geliştirmek ve hayatın içinde olmak.  Gezsinler, farklı ülke ve kültürleri ile tanışsınlar. Dünya görüşleri ne kadar genişlerse baktıkları pencere o kadar farklı olur, böylece yazma serüvenleri renklenir. Değişik ve güncel konularla ilgili araştırmalar yapsınlar. Özellikle de hangi dalda yazıyorlarsa o alanda çok eser okuyup, araştırma yapsınlar.

  • En çok hangi yazarları okuyorsunuz? Kimlerden etkileniyorsunuz? Hangi tür kitapları okumaktan hoşlanıyorsunuz?

Klasikleri ve dünya çapında tanınmış ödül almış yazarları okumayı seviyorum. Bu konuda çok dikkat ediyorum, beni geliştirecek eserler okumaya gayret ediyorum. Şundan etkileniyorum diyemem hayatım boyunca kendi tarzımı oluşturmayı hedef edindim. Sonuçta her insanın ayrı bir ruh dünyası var. Kendimiz olmalıyız diye düşünüyorum. Benim yazdıklarımı okuduklarında evet işte bu onun eseridir demeliler.

  • Kitap seçerken belirli bir tarzınız var mı? Kişinin bir tarzı olmalı mı? Yoksa her türden kitabı okumak mı gerekir?

Her türden kitabı elbette okumalı lakin kişi en çok hangi kategoride yazıyorsa o tür eserleri okumaya ağırlık vermeli. Mesela roman yazıyorsa en tanınmış ve edebiyatta kabul görmüş yazarların eserlerini okumalı ki kendine değer katsın. Ben de okurken bu yönde tercihler yapıyorum. Bunun yanında sosyal, siyasi, tarihi ve dönemsel olayları okuyup bilgi edinmeli.

  • Genç yazarlardan takip ettiğiniz ve yazılarından etkilendiğiniz yazarlar var mı?

Maalesef yok

  • Okuduğunuz kitaplardan sizi en çok etkileyen kitap/kitaplar oldu mu? Oldu ise hangisi oldu? Neden?

Yaşar Kemal in ince Memet isimli romanı beni çok etkilemişti. Okurken o döneme gitmiş o insanlarla yaşamıştım sanki. Sosyal ve kültürel ağrıları çok güzel yansıtmıştı romanda Yaşar Kemal. Belki de duygusal bir kişiliğe sahip olmamdan kaynaklı olaylar ve kahramanlardan etkilenmiştim bilemiyorum.

  • Okuduğunuz diğer yazıları eleştirir misiniz? ( Burası güzel olmuş/olmamış veya şöyle anlatsa daha güzel olurdu gibi)

Eleştirme konusunda haddim olduğunu düşünmüyorum ama bu işin içinde olunca elbette gözünüze batan şeyler çıkabiliyor, kendi kendinize şurada şöyle olmalıydı diyebiliyorsunuz.

  • Günümüzde gençlerin facebook, twitter, instagram gibi sosyal medya sitelerinde çok zaman geçirmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu konuda çok üzülüyorum. Teknolojiyi ben de kullanıyorum ve çok gerekli olduğuna inanıyorum. Fakat her şeyde bir karar olması gerektiği gibi bu mecrayı da kullanırken abartıya kaçmamak gerek. Yerinde ve gerektiği gibi ve gerektiği kadar kullanılmalı.

  • Sizin çok renkli bir yönünüz olduğunu okurlarınız çok iyi biliyor. Çok sosyal bir kişiliğiniz var. Çevrenizde sizi etkileyen olaylar veya gelişmeler karşısındaki tepkileriniz genelde nasıl olur?
Evet, biraz farklı olduğumu söylerler hep. Hayatı dolu dolu, kendi karar ve isteklerim doğrultusunda fakat kimseye zarar vermeden yaşamak istediğimden farklı olabilirim. Hayatta insanlara ve doğaya iyi davranmak kendimden aşağı ya da mağdur olanlara yardım etmek gibi bir felsefeyi kabul ettim bugüne kadar. Derdim varlığımla bu âleme ne kadar faydalı olmak oldu. Çevremdeki olaylara ve gelişmeleri takip etmeye ve elimden geldiğince iyi yönde müdahil olmaya çalışırım. Son zamanlarda yaşanan acı olaylar, insanlık dışı olaylar beni çok etkiliyor, geleceğe ve insanlara karşı umudumu yitirdiğim oluyor. Bu anlamda eğitimci kişiliğim devreye giriyor ve daha fazla eğitim adına ne yapabilirim de gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakırız diye düşünüyor, kafa yoruyorum. Sosyal bir kişiliğim var, bu çocukluğumdan beri böyle. Çevreye ve yaşadığım evrene karşı umarsız olamıyorum galiba. İnsanlara karşı fazla duygusal ve sevecen davranıyorum, bazen bunun kötü sonuçlarını da alıyorum. Bu biraz tuhaf ama derler ya iyilik et kötülük bul. Her şeye rağmen bu yönümden vaz geçemiyorum, dünyayı sevgi ve iyilik kurtaracak inancını hep taze tutmaya çalışıyorum. Umut var olmaktan başka çaremiz yok maalesef. 
  • Gençler için birçok proje yürüttüğünüzü biliyoruz. En son projelerinizden birinde çok aktifsiniz. Bu proje hakkında biraz bilgi verir misiniz?
Yıllardır gençlere yönelik çalışmalar yapıyorum elimden geldiğince. Bu konu da bir dernek kurdum. Kitap yaprağı Eğitim Gelişim ve Farkındalık Derneği. Bu dernek sayesinde onlarca ücra köy okuluna kütüphaneler kurduk, binlerce kitap bağışı yaptık. Köy çocuklarının hayallerini gerçekleştirmeye çalıştık. Kariyer günleri, okuryazar buluşmaları yaptık. Kitap kulübü yaparak kitap okumayı teşvik için topluluk tarafından seçilen kitapları belli zaman aralığında mütalaa ettik ve halen bu çalışmalarımıza devam ediyoruz. Hazırladığımız bir proje Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan kabul gördü. Bir kitap kafe açtık. Her yaştan gençler ve çocuklar burada ders çalışıyor, kitap okuyor. 3000 in üzerinde kitabımız var. Ayrıca kafede çok çeşitli sanatsal ve kültürel faaliyetler yapılıyor. Müzik yapan gençler haftanın bir günü gelip orada fasıllar yapıyorlar. Bunun gibi birçok faaliyet gerçekleşiyor. Önümüzdeki süreçte başka projelerde yapacağız Allah nasip ederse. Gençler geleceğimiz diyoruz ve gönüllü olarak onlara hizmet etmeye çalışıyoruz. Bu kafede çay, kahve, kurabiye her şey ücretsiz. Talepte çok güzel ve mutlu oluyoruz. Bunun yanında kendim kişisel olarak çeşitli okul ve kurumlarda söyleşi ve seminerler, konferanslar veriyorum kişisel gelişim ve yazmak konusunda.
  • Sizin Ayzıt Yayınevinde editörlük yaptığınızı biliyoruz. Editörlük çalışmalarınız nasıl başladı? Editörlüğünü yaptığınız çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?

Editörlük ve yayın danışmanlığı Ayzıt yayınları tarafından yapmam için teşvik edildi, teklif edildi ben de kabul ettim. Çünkü bundan önce birçok yazara bu konuda destek veriyordum yardımcı oluyordum zaten.

  • Günümüzün gençliğine üç tavsiye verecek olsanız bunlar ne olurdu?
Çok kitap okusunlar,
Yaşadıkları evrene karşı sorumluluk hissetsinler, bencil olmasınlar, empati kurma yetilerini güçlendirsinler,
Ne iş yaparlarsa yapsınlar vicdanlı ve dürüst olsunlar.
  • Son olarak yazar olmak isteyenlere önerileriniz nedir?

Kitap okumak yazmayı besleyen en önemli unsurdur. Çok okusunlar ve kendilerini her alanda donatsınlar, iyi bir gözlem yeteneğine sahip olsunlar.

 

Çok teşekkür ederiz. Çalışmalarınızda ve hayatınızın kalan kısmında başarı, sağlık ve huzur dileriz.

 

Ben de tüm kalbi duygularımla sizlere teşekkürlerimi iletirim.

 

Yazarın sitemizde yayınlanan YENİDEN BAŞLAMAK isimli kısa hikayesine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Yazarın yayınlanmış kitaplarına buradan ulaşabilirsiniz.

 


Yorumlar

  • Henüz yorum yazılmamış. İlk yazan siz olmak ister misiniz?

Yorumunuzu Paylaşın